Kadına Şiddet Te Ailenin Ne Kadar Yeri Var 


Hiç kimse sonunun ne olacağını bilerek bir yola girmez. Bu yazacağımda öyle bir konu. Gerçek bir aile dramı... 
Yıllar önce mahalleye gelin geldiğinde tanımıştım onu. Hanım hanımcık esmer tenli, zayıf ,uzun boylu bir bayandı. Konuşmasında ayrı bir asalet vardı, iyi aile terbiyesi aldığı belliydi. 
Adı Mehtap'tı ailesinin durumu iyiydi hali vakti yerinde bir ailenin kızıydı. 
Yusuf ta öyle kendi halinde işine gidip gelen saygılı, efendi yolda yürürken utandığından kimsenin karısının ,kızının yüzüne bakmayan bir gençti. Ailenin tek oğluydu üç kız kardeşi vardı.
Mehtabın şanssızlığı daha düğün günü başlamıştı, çünkü Ogün Turgut Özal vefat etmiş polisler gelip düğün eğlencesini durdurmuşlardı. Bir müddet sonra gencin işleri kötüye gitmiş çalıştığı işyerinden ayrılmış, ailede bunu suçlusu olarak Mehtabı görmüşlerdi. Her gün kayın validesi ve görümceleri kavga etmeye başlamışlardı, garibim sesini çıkartmıyor onlara karşı, eşini severek almış biraz da bu duruma Mehtabın ailesi karşı çıkmışlar ama gönül bu söz dinlememiş tabi...
Eşi akşam eve gelince hem kayın valide hem görümceler daha mehtap birşey demeye fırsat vermeden dolduruyorlarmış,
Arkasından ailesine sesini çıkartamayan Yusuf da Mehtabı dövmeye başlıyormuş.
Bir gün tesadüfen karşılaşmıştım bizde benim kuzene bacaklarını gösterirken gördüm her tarafı simsiyahtı o nasıl dayandı bilmiyorum ben dayanamadım ağladım. 
Bu şartlar altında hâlâ ailesine gidip maddi yardım da bulunmalarını istedi, verdiler iki dükkân açtılar. O dönem içinde kavga gürültü hiç eksik olmadı, Yusuf dükkânları batırdı. İçki’yedir başlamıştı.
Her şey iyi olmak yerine daha da kötü oluyor çığırından çıkıyordu. Mehtap bu duruma daha fazla dayanamadı ailesine sığındı o sırada çocuklarını elinden aldılar mehtaba vermediler ki geri gelsin ok yaydan çıkmıştı bir kere, bir müddet sonra da boşandılar. Yusuf bunu kabullenmedi peşine düştü ailesinin gözetimi altında il dışında bir sığınma evine yerleştirdiler. Hiç pes etmedi nasıl olduysa bir gün çarşıda tanıdıklarının ağzından lafı alıyor ve gidiyor buluyor mehtabı sığınma evinden çıkarıp bir müddet birlikte kalıyorlar sana alıp geliyor. 
Eve geldiklerinde yine aynı hengâme devam ediyor ve mehtap dördüncü çocuğa hamiledir.
Yusuf o gün işten gelmiş annesi bu defa iftira atmaya başlamış bu çocuk oğlumun değil diye kavganın üzerine Yusuf geliyor yine aynı durum anneye söz geçiremediği için bahçeden aldığı inşaat tahtasıyla dövüyor ve çocuklarının gözleri önünde mehtabı döverek kaburga kemiğin de otuz yedi kirik ve hamile olarak orada can veriyor. 
Bunu yaparken her zaman ki gibi düşündü belki bir şey olmaz bir iki döver bırakırım dedi ama olmadı . 
Sonuç olarak üç çocuk yetim haneye,
Gencecik bir anne, doğmamış bir bebek toprağa o ise hapse ne için değirmiydi...
Nasıl ki evlenirken nikâh defterine imza atılırken büyük bir heyecanla hastalıkta, sağlıkta seninle bir ömür diye imzayı atıyorsak sonuç böyle olmamalı...
Şimdi size sesleniyorum sevgili aileler ne olur ağzınızdan çıkan kelimeleri ıyi seçin ,sonucunu iyi tartın sonra bu kelimelerin sizi nereye sürükleyeceğini bilemezsiniz, vebalini altında kalır, hesabını bu dünyada değil, öbür dünyada bile veremezsiniz....
Yazar Şair:
Gül Yağmur

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Ara

Olana Kadar Mı Ölene Kadar Mı?

18Kas
09Kas

Ön Yargıyı Kırmak