Deprem Kaderim Deyip Kabullenmeli Mi


Sevgili okurlarım, depremi ilk Elâzığ da 2006 yılında hissetmiştim daha genç bir ergendik. Ama arkadaşlarımın korkuları ile karşılaştırınca ben herzaman sakin oldum. Çünkü depremi hep doğa olayı olarak gördüm, nasıl ki kar ve yağmur yağınca ıslanmamak için yağmurluk ve şemsiye icat edilmiş ve kullanarak, bu durumu minimum hasar (hastalıkla) ile kurtulmaya çalışıyor isek, depremle de korunma yolları uygulayarak yaşamayı ögrenmemiz gerekiyor. Deprem kuşağında bir ülkede olduğumuzu net kavramalı, Japonlar gibi tüm önlemleri ve gerekenleri kurallara uygun şekilde almalıyız. Veya Konya ilimizin minimum deprem yaşanan şehir olması sebebiyle, 80 milyon oraya toplanması gerekir, sıgdırırsak ☺️ Tabi biz insan olarak orayı da sağlam bırakır mıyız o da muallak. 
  Peki deprem nasıl minimum hasarla atlatabiliriz? Öncelikle süsü püse talep ederek, Mutahitlerin satışı çabuk olması için, tüm parayı süse harcamasını sağlamak için, iskelet masrafı ve malzemelerinden kısmasını engelleyerek başlayabiliriz. Her evin dışa doğru odasında statiksel, yaşam odası düzenlenmesi sağlamamız için talepler olması ile daha kullanışlı ve sağlam bir statik düzenlemesi sağlayabiliriz. Bu konuda ben mesleğim gereği gerekeni yapacağım bildirdiğim halde talep almaması bahane edilerek, yanlışlara devam edilmektedir. Şunu unutmayın, bir evde iskelet sistemi sağlam ise ölüm olmaz. Binalar da Mimar Sinan tarafında kullanılan izalatör sistemi uygulanmasına başlanarak,ilk adım atılabilir. Sıva, beton, demir ve boyalarda sağlam malzeme kullanımına dikkat etmek gerekir. En şık masalar, dolaplar, beyaz eşyalar ve mobilyalara para verseniz de bilin ki sağlam olmayan bir binada ömürleri pek olmaz, hatta onlarla beraber sizin canınızda yok olabilir. O sebepten önce süs merakı yerine, sağlam bir ev peşine düşelim. Belediyeler ve Çevre şehircilik bakanlığı olarak bu durumda gerekenler önemle yapılması gerekmektedir.
  Şuan elimizde olanla peki ne yapabiliriz? Onarıma ihtiyacı olan tüm binaların onarımı bir an önce yapılmalıdır. Eğer bina güçlendirmeye ihtiyacı varsa güçlendirme yapılarak, kullanılmalı. Güçlendirme yeterli olmayacağını tespit ettiğimiz evlerin de bir an önce yıkımının gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Evlerimizde binanın dış tarafına yakın olma şartıyla, yaşam üçgeni alanları oluşturulup, ilk yardım malzemesi, su, bozulmayan yiyecek, şarjı dolu iletişim aleti ve battaniye içinde olacak bir çanta o bölgede hazır bırakılıp, tüm aile ile orada bir arada olması sağlanmalıdır. Yaşam üçgeni alanları oluşturulurken, sert makine ve sağlam sabitlenmiş dolaplar kullanılarak yapılabilir. Yaşam üçgeni alanları kulaktan dolma değil uzman görüşlerine uygun olması önem arz eder. 
  Deprem maalesef bugün Elazığ ve Malatya olarak memleketimi vurdu. Nice yerlerde maalesef tehlikededir. Bu üzüntülü olaydan sonra, daha dikkat edilmesini rica ediyorum. Hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, kalanlara sabır diliyorum. Bir daha böyle bir acıyı Rabbim kimseye yaşatmasın. Saygılarımla…

İnşaat Mühendisi/Profesyonel Eğitim Koçu
Hatice Hamarat Özkan

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Kas

Öğretmenim

23Ekm

Hayaller

06Ekm
02Eyl

Karantina Günleri

09Ağs

Sağlık Herşeyin Başı…