Kadın Olmak


Kadın olmak, küçükken başlayan uzun bir süreçtir. Küçükken annen ile başlar, seni kadın hissettirme çabaları, yaşadığın ortamın etkileri ile başlar kadın olmanın sorumluluğunun baskıları. Kimi çay kaynasın ocakta, öğren kızım yarın doyuracağın karınlar eline bakar der. Kimi de çay önünde olur yıllar yılları kovalar, kadın olmanın sorumluluğundan bir haber büyürler. Hangisi iyi sonuç doğurur, bunun tercihini siz değerli okurlarıma bırakıyorum.
Kadın, toplumun temel taşıdır. Kadını kadın yapan da bir kadın, erkeğin kadına olan tavrını şekillendirecek şekilde yetiştirecek olan da bir kadın.Kısaca toplumu yetiştiren o yüce görev Yüce Yaradan tarafından biz kadınlara sunuldu. Kıymetini bilebiliyor muyuz, tartışması bitmez. Ancak şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, Kadın yuvayı kuran o dişi kuştur, Kadın yavrusuna titreyen koca yürekli anadır. Kadın, erkeğin toplumda yerini belirleyendir.
Peki, biz bu kadar temel taşı iken, nasıl oluyor da hâlâ kadın, en büyük kanayan yaradır. Kadına şiddet, kadın cinayetleri her geçen gün artarak devam etmektedir? Beyler, kadını da erkeği de yetiştiren kadın olduğu için, kadın kadının ecelidir, demeleri acaba bir nebze mantıklı mı? Bazen iyice düşününce, gerçekten gelenek ve göreneklerini iyi bilen ve çocuklarına bunları aşılayan, kendini yetiştirmiş, atasını bilen zeki kadınların olduğu bölgede acı görülmezken, cahilce, gösteriş meraklısı, dininden, gelenek ve göreneklerinden habersiz, sanal alemlerde empoze edilen kadın özgürlüğü diye dayatılan şiddet ve baskıyı çocuklarına empoze eden kesimin yarası her geçen gün artarak devam etmektedir.
Kadın önce gerçeği görebilmeli, önce evlatları ve çevresi, sonra ülkesi için. Kadın haklarına ilk değer veren, Sevgili Peygamberimizdir. Sonra Türk devletleri ve Saygı değer Atatürk`tür. Peki biz Türk kadınları olarak, çalışan kadınlara tahammül edemeyen kendilerini bize hoş göstermeye çalışan Avrupa ülkelerinin kadınlarını fabrikaya kitleyerek, canice diri diri yakarak, sonra gelen tepkiler olmasın diye Dünya Kadınlar günü ilan etmesine kanmalı mıyız? Tabiki hayır. Öncelikle, İslam dini Kadının değerini öyle güzel anlatmış ki, öyle haklar tanımış ki, bunları iyi öğrenip, yavrularımıza aktarmalıyız. Türk milleti, kadınlarımızı her daim başına taç etmiş, her daim söz hakkı vermiştir, kadının Türk tarihindeki yerini iyice anlayıp, aktarmalıyız. Ancak ozaman, önce kadın olmayı, öğrenir, ancak ozaman zulmü susturabiliriz. Ancak ozaman güzellik dolu nesil yetiştirmiş oluruz.
En önemlisi yaradılışımızın muhteşem sırrını keşfedelim. Hz.Adem babamızın ( kalbe yakın) göğsünden Hz. Havva Anamız yaradılmıştır ki, erkek canından olan parçasına sahip çıksın. Kadın da nerden geldiğini bilsin, canına can olsun. Ondan değil midir zaten, Bir elmanın iki yarısı olmak… Kadın göğüs bölgesinde Merhamet simgesi olarak yaratılmıştır. Bu mucizeler bize birer ışık olması ümidiyle…

Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun.. Kadının önce kadına değer verdiği, Kadının değerli hissettiği, şiddetin ve cinayetlerin artık son bulduğu nice güzel günlere Saygı değer okurlarım…

Profesyonel Eğitim Koçu
Hatice Hamarat Özkan

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Mar
27Mar

Coronadan Corun

08Mar

Kadın Olmak

28Oca
16Oca