Engelli Kardeşlerimizi Anlamaya Mecburuz...


Engelliler hakkında hazırlanan kanun tasarısında "engelli"; “Doğuştan veya sonradan, herhangi bir hastalık veya kaza sonucu, bedensel, zihinsel, ruhsal, sosyal, duyusal ve duygusal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan bireydir.” Diye tanımlanır.
İster sağlıklı, ister engelli olsun; insan, Allah'ın (c.c.) yeryüzünde yarattığı  en kıymetli ve en değerli varlıktır.
Allah (c.c.);
“Biz gerçekten insanı en güzel biçimde yarattık” (Tin, 95/4),
“Allah size şekil verdi ve şeklinizi en güzel yaptı” (Teğâbün, 64/3) ve
 “Sonra insanı şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrâk organları yarattı” (Secde, 32/9) anlamındaki ayetlerinde, insanları en güzel ve en mükemmel biçimde yarattığını ifade eder…
Kâinatın yaratılışındaki yaratılan her şeyi onun hizmetine sunan ve yaratılanların en şereflisi olan insanın, Allah (c.c.) katındaki değeri, onun katındaki üstünlüğü; rengi, ırkı, fiziki yapısı, cinsiyeti, gücü, kuvveti, boyu, posu ile değil,  imanı, güzel ahlakı, takvasındaki derecesiyledir. Allah (c.c.) insanları takvalarına göre değerlendirirken, onların sağlam veya engelli oluşlarına bakmamaktadır.
Hz. Peygamberin (sav) ; "Allah sizin suretlerinize ve servetlerinize bakmaz. Fakat kalplerinize (îman veya inkâr halinize) ve amellerinize bakar" hadisi de buna işaret eder…
Yüce dinimiz; sosyal ilişkilere büyük önem veren,  sağlıklı ve engelli diye bir ayırım yapmayıp,  yardıma, ilgiye ve bakıma muhtaç insanlarla daha çok ilgilenmeyi teşvik ederken, Hz. Peygamberimiz (sav) görme engellilere karşı kötü davrananları, mesela, onların yoluna engel olanları kınadığı bize örnek olmalıdır… 
Hz. Muhammed  (sav) bırakın herhangi bir engellinin engeliyle tahkir edilmesini veya sakatlığıyla hitap edilmesini, engelsiz kimselerin dahi boyu veya rengi sebebiyle ayıplanmasına sessiz kalmadığını, aksine bu tür tavırlara sert bir şekilde karşı çıktığı sünnetinin unutulmaması gerekir…
Sosyal hayatın ve yaşanan fiziksel çevrenin engelli kardeşlerimize hizmet odaklı düzenlenmemesi, engelli kardeşlerimizin, evlatlarımızın, yaratılışlarında kendilerine bahşedilen potansiyellerini yeterince kullanamamalarına, gündelik hayatlarında çeşitli sorunlarla karşılaşmalarına neden olurken, yaşadıkları topluma sağlayabilecekleri katma değerden de yoksun bırakılmaktadırlar…
Engelli kardeşlerimizin hayattan kopmaması için yaşadığımız toplumda hepimizin üzerine düşen vazifeler vardır. Unutulmamalıyız ki her an her birimiz bir anda engelli olabiliriz.  
Bu nedenle engelli vatandaşlarımızı sadece bir gün, bu hafta değil yıl boyunca hatırlayarak onlara destek olmalıyız. Onlara nasıl yardımcı ve destek olabileceğimiz konularında onların da fikirlerini alarak, kurum ve kuruluşların ortak hedef doğrultusunda senkronize çalışmaları gereğine dikkat çekerken, bu yönde çalışan hizmet ehli olan ve gücünün ötesinde gayret gösteren güzel insanlara, değerli yöneticilerimize en kalbi şükranlarımızı arz eder, bize insan olduğumuzu hatırlatan, hatalarımıza rağmen bizleri yargılamadan, bizleri aşağılamadan seven ve hatalarımızı anladıkları  nedeniyle bizleri hoş gören engelli büyüklerimizi, kardeşlerimizi evlatlarımızı gönül dolusu muhabbetle selamlıyor, saygılar sunuyorum.

   Metin AKGÜN
                                                      Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Genel Başkanı



harputsancakhaber23@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI