Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan…


Ramazan bize her yıl, derin ve hikmet yüklü mesajlarıyla gelir. Bu kutlu ay, her yönüyle varoluşumuzun ve hayatımızın gayesini, kulluğumuzu hatırlatır bizlere. Ramazan, sabrı, hesaba çekilmeden önce nefsimizi hesaba çekmeyi, nefse mağlup olmadan, arzu ve isteklerimizi sınırlamayı, irademizi kullanmayı öğretir. Zamanın kıymetini, sahip olduğumuz hayatın bir başlangıç ve bitişinin olduğunu hatırlatır.

Ramazan, paylaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerinin görüldüğü, kardeşlik, birlik ve beraberlik duygularının en yoğun hissedildiği zaman dilimidir.

Bu zaman dilimine Recep ayı ile başlayıp Şaban ayı ve kandillerle devam eden mânevî bir atmosferden geçerek, üç ayların sonuncusu, on bir ayın sultanı Ramazan’a ulaştık. İlk teravihimizi kılıp, ilk sahurumuza kalkarak ilk gün orucunu tuttuk Elhamdülillah!. Rabbim hepimiz için hayırlara vesile eylesin.

Diğer zamanlara göre Ramazan’ın dinî hayatımızda ayrı bir yeri, ayrı bir önemi var, Mîlâdî 610 yılında, bir Ramazan ayında yeryüzüne inmeye başladı. Allah Teâlâ bunu bize şöyle bildiriyor: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.” (1)

Dolayısıyla Yüce Allah’ın âlemlere rahmet olarak gönderdiği, insanlık için en mükemmel ahlâk örneği olan Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya peygamberlik görevi bu ayda verildi. “Bin aydan daha hayırlı” (2) olan Kadir gecesi bu aydadır. İslâm’ın beş şartından biri olan oruç bu ayda tutulmaktadır. Fitre ve zekâtlarımızı bu ayda veririz.

Oruç; sabrı ve şükrü harmanlayıp, isyan kapılarını kilitleyen bir ibadettir. Kişiye dolaysız ve vasıtasız şekilde kulluk bilincini hissettirir, yaşamaya isteklendirir. Oruç, ruhu bedenle bütünleştirerek, manevi yolculuk sürecinde Allah’a (c.c.) yakınlaşma yönünde mesafelerin kısalmasıdır. Yaşamdaki samimiyet kalbi ıslah ederken, artık kalp, Allah’ın (c.c.) adı anıldığında ürperir,

Ramazan orucunun farz kılınmasının hikmeti, müminlerin kötülüklerden arınmasıdır. Hz. Peygamber (sav) bu konuda şöyle buyurur: “Biriniz oruçlu olduğunda çirkin söz söylemesin, kimseyle çekişmesin. Şayet birisi kendisine sataşırsa ‘Ben oruçluyum, ben oruçluyum’ desin.” (3) uyarısı istikametinde; oruçlarımızı, farz kılınma hikmetine uygun bir şekilde tutmamız, sevabını azaltacak davranışlardan sakınmamız, kötü alışkanlıklardan uzaklaşıp, kusur ve günahları terk ederek bütün varlığımızla Yüce Allah’a yöneldiğimiz bir “Ramazan Ayı” geçirmemiz yönünde, idrak ettiğimiz Ramazan-ı Şerifin İslam Alemine hayırlar getirmesi, Müslümanların yaşadığı kardeş kavgasının son bulması, zulmün bitmesi, kardeşliğin yeşermesi dualarımızla “Ramazanımız” mübarek, ibadetlerimiz makbul olsun, gönlümüz huzurla dolsun diliyoruz.

(1) Bakara, 2/185 (2) Kadir, 97/3

(3) Buhari, Savm, 2

(4) Buhari, Savm, 8

Metin AKGÜN Maarif Müfettişi Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Genel Başkanı

harputsancakhaber23@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI