Dil Öğretimi Üzerine Düşünceler


Okullarımızda yavrularımız bir de yabancı dil öğrenecekler veya öğreniyormuş gibi yapacaklar. Belki derslerini geçecekler ama öğrendikleri için değil. Birazcık geçmeye yönelik gayret ettikleri için.
Çocuklarımız buna rağmen yabacı dil yüzünden sıkıntılar çekmekte psikolojileri bozulmakta. Belki doktora gidecek kadar değil ama etkilenmektedirler. Velilerimiz bunu dert edinmemiş olmalarına rağmen haklı sebeplerle dil mağduru çocuğunun psikolojisinin bozulduğunu iddia ile feveran etmektedirler. Yabacı dile gelince illaki, öğrensin diye gerektiğinde özel hoca bile tutmaktan çekinmemektedirler.
Neden Bir yabancı dil?
Kim ne derse desin medeniyetler mücadelesi vardır ve biri yekdiğerine hakim olmaya çalışmaktadır. Milletler, bunun için savaş dâhil bütün mücadele usullerine tevessül etmekte hatta savaştan bile çekinmemektedir. Bu tespiti bir kenara koyalım. Tespit sağlam olursa ayakta kalmanın yolları vardır.
Dedik ya medeniyetler mücadelesi…
Dil öğretimi de bu mücadelenin bir usulü, bir parçasıdır ancak bunun böyle olduğu bilinmiş olmasına rağmen dil öğretiminin bir felsefî alt yapısı oluşturulmadan öğretime devam edilmektedir.
Gelelim neden dil öğrendiğimize.
Bir lisan bir insan denmiştir. Bu bakımdan dil öğrenmek elzemdir.
Bir dili öğrenmenin belli başlı iki sebebi olmalı.
1-Dilini öğrendiğimiz milletlerin ruhuna nüfuz etmek ve onları hâkimiyetimiz altına almanın yollarını öğrenerek onlara hâkim olmak. Bunun için dil öğrenmek çok lüzumlu. Dil öğretiminde bu hedef varsa âlâ. Yoksa ikinci şık devreye girer.
2-Hâkim milletlerin dilini öğrenerek onlardanmış gibi davranmak ve onların işlerini görerek canlılığımızı devam ettirmek. Bunun adı her devirde değişmekle beraber bu devirde işçilik imkânlarından yararlanmak için dil öğreniyoruz.    Yüksekokullarımız bile bunun için eğitim verir gibidirler.
Evlatlarımıza veliler olarak dil öğrenmenin sebebini 1.şıktaki gibi açıklamak görevimizdir.
Apartman kiliselerinin var olduğu günümüzde neyi, niçin yaptığımızın bilincine ermeliyiz.
Fillerin kavgasından çimenler zarar görür. Bırakın filler kavga etsinler ama biz ezilmemeye çalışarak istikbalimizin nasıl garanti altına alınacağına dair hazırlıklı olmalıyız.
Dilini öğrendiğimiz bir millete müspet tesir icra edemeyecek veya zulmünden korunamayacaksak ya da onun kölesi işçisi olmaya mahkûm isek bu yükün altına neden giriyoruz. Bunu iyi düşünmeliyiz. Çocuklarımız bu yüzden sağlam bir dil öğrenmeli ve de her fırsatta gereğini yerine getirmeye çalışmalı.
Atatürk'ün yabancı dili iyi bildiği halde bunu diplomaside kullanmadığını ve yabacı temsilcilerle diplomatik teamüllere uyarak tercüman vasıtasıyla anlaştığını da hatırlatalım.
Yine de millet yararına kullanmak amacına matuf,” Bir lisan, bir insan.” vecizemizin icabını icra edelim.

albayrak1954@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI